Autoban Tasarımı "Dilek Makinesi" Umut Taşıyacak

Bu yıl ilk defa 7-27 Eylül tarihleri arasında "Utopia by Design" (Tasarımla Ütopya) teması altında düzenlenecek Londra Tasarım Bienali, Türkiye'nin de aralarında olduğu 30'un üzerinde ülkenin katılımıyla yapılacak.

Londra Tasarım Bienali'nde tema olarak Sir Thomas More'un klasik eseri Ütopya'nın (1516) yayımlanışının 500. yıldönümü dolayısıyla "Utopia by Design" (Tasarımla Ütopya) konusu seçilmiş. İlk defa bu sene düzenlenecek bienalde ana sergi olmayacak. Etkinliğe katılan ülkeler tema etrafında şekillenen projelerini Somerset House'da sergileyecek. İstanbul Kültür Sanat Vakfı'nın (İKSV) koordinasyonunu üstlendiği Türkiye sergisinde ise Autoban'ın hazırladığı "Dilek Makinesi" adlı proje yer alacak.

Projenin Detayları Paylaşıldı

Londra Tasarım Bienali'nin Türkiye sergisinde yer alacak "Dilek Makinesi" projesinin detayları 28 Haziran Salı günü The Marmara Hotel Taksim, Raika Restaurant'ta gerçekleştirilen bir basın buluşmasıyla tanıtıldı.

Buluşmaya İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Autoban'ın kurucuları Seyhan Özdemir ve Sefer Çağlar ile küratöryel danışmanlar, çeşitli kurumlara iletişim danışmanlığı yapan sanatçı Paul McMillen, mimar Zehra Uçar ve Koleksiyon Marka ve Tasarım Direktörü Koray Malhan ile İstanbul Tasarım Bienali Direktörü Deniz Ova konuşmacı olarak katıldı.

Bienal'e Katılım Teklifi Londra'dan

İlk olarak sözü alan Bülent Eczacıbaşı, İKSV'nin yurtdışındaki kültürel faaliyetlerine değindi. İKSV'nin Türkiye'nin bienale katılması yönündeki teklifin Londra Tasarım Bienali'nden geldiğini söyledi. 

İstanbul Tasarım Bienali Direktörü Deniz Ova'nın moderatörlüğünü üstlendiği sunumda, Autoban'ın kurucuları Seyhan Özdemir ve Sefer Çağlar ile küratöryel danışmanlar Paul McMillen, Zehra Uçar ve Koray Malhan projeyi tanıttılar.

Projenin küratöryel danışmanlarından olan Paul McMillen, küratöryel temanının (Utopia by Design) zorluğuna atıfta bulunarak, "ütopyadan bahsetmek için zor bir zaman olduğunu" söyledi. Daha sonra sözü alan Koray Malhan da temanın zorluğuna değinerek günümüz dünyası ile bağdaşmadığını ve ayaklarının yere basmadığını söyledi. 5 aylık kısa bir süre içinde Autoban'ın çok hızlı ve iyi bir iş çıkardığını da ekledi. Küratöryel danışman ekibinden son olarak sözü alan Zehra Uçar da ortaya çıkan işin umut barındırdığını söyledi.

Autoban'ın kurucuları Seyhan Özdemir ve Sefer Çağlar'ın kendilerini ve projeleri olan "Dilek Makinesi"ni anlatmaları ile toplantı sona erdi.

"Dilek Makinesi" Nedir?

Yansımalı bir mekânda, nefes alıp verir gibi hava basıncıyla çalışan pnömatik bir sistem görünümündeki sergide ziyaretçiler, şeffaf tüplerden yapılmış altıgen bir tünelin içinden geçmeye davet edilir. Umutlarını, geleceklerini, ütopyalarını ve dileklerini yazdıkları kâğıtları tünelin sonunda bulunan kapaktan 'Dilek Makinesi'ne yerleştirirler. Notlar tüpler aracılığıyla, ziyaretçilerin görüş alanının dışında bir yere doğru yolculuğa çıkarlar. Bir dileğin gerçekleşmesi için bir gölün dibine bozuk para atma veya bir mum yakma eyleminde olduğu gibi, 'Dilek Makinesi'nde de seslenilen o nihai yer gizemini korur.

Thomas More, miras bıraktığı ütopyanın zamanla bu denli değişebileceğini tahayyül bile edemezdi. Küresel ısınma, artan şiddet, savaş ve terör insanların geleceğini tehdit ediyor, yerinden edilmelere ve göçlere neden oluyor. Bu karanlık zamanlarda ütopyalar çok daha belirgin ve önemli hale geliyor.

Göç yollarına bakıldığında Avrupa'nın etrafında yeni bir dilek ağacının belirdiğini görüyoruz. Bu ağacın üzerine küçük notlar bağlanmıyor belki, fakat kitlelerin savaştan kaçarak ütopik bir ülkeye doğru göç etmelerinde kendini gösteriyor. Bu, Ütopya'nın, imkânsıza ulaşma ümidiyle dileklerini bilinmeyene doğru gönderen bireyin ölçeğinde geliştiği ve tasarlandığı uç bir ütopik tavır olarak görülebilir.

Autoban, bienal mekânı için özel tasarlanmış, gerçek, etkileşimli ve kusursuz işleyen mekanik bir sistem oluşturmak üzere farklı uzmanların bir araya geldiği disiplinlerarası ve kolektif bir çalışma gerçekleştirmiş. Londra Tasarım Bienali için benimsedikleri tasarım yaklaşımlarında ekip, yeni temsillerde bilindik gelenekleri ifade etmenin ve yüzyıldır bilinen bir sistemi yeni bir form ve işlevle inşa itmenin olanaklarını araştırmış.

Londra Tasarım Bienali Türkiye sergisinin kimlik tasarımı ise Umut Südüak tarafından yapılıyor.

Ekleyen: Emine Merdim Yılmaz